Plüton-3

Plüton Kova burcunda 2024- 2042

2023 yılının Mart ayında Plüton kova burcunu birkaç ay ziyaret ettikten sonra Oğlak burcundaki son işlerini toparlamak için geri dönecek. 2024 yılından itibaren yaklaşık 18 yıllık kova burcundaki seyrine başlayacak. Plüton bu burca girer girmez 2020 yılında Satürn ile Jüpiter’in kavuşum yaptığı derecenin üzerine gelmiş olacak. Dolayısı ile önümüzdeki süreçte kova burcunun temalarını Plüton gezegenin ifade tarzı ile yoğun bir şekilde deneyimliyor olacağız.

Kova burcunun sembolünde elinde tuttuğu anforadan su boşaltan insan figürü bulunuyor. Elindeki kupadan su taşan Babil tanrısı EA’nın heykelinde bu sembolün farklı bir tasvirini görüyoruz. Astroloji de kova burcuna karşılık gelen konular özgürlükler, teknoloji, fütürizm, bilim, elektrik, astronomi, internet ile ilgilidir. Kimlik, statü, cinsiyet gözetmeden toplumun bir parçası olmayı, özgür bir yaşamı anlatır. Bireyselleşmeyi, her bireyin faydasına olan kollektif hareketi gösterir. Egonun karşısında yer alarak kendisine üstten bakılmayı ret eder.

BLOCKCHAİN (BLOKZİNCİR) VE KOVA SEMBOLİZMİ

Blokzincir sistemi merkeziyetsiz olmanın yanı sıra, matematik ve teknoloji temelli olarak, bu protokolü yazan kişiye de bağımlı olmayan yapısı, açık kod uygulaması, dışardan herhangi birinin bu sisteme yeni yazılımlar ekleyebilmesi kova sembolizmine oldukça uymaktadır. Yapılan işlemlerin sistemde bulunan bütün bilgisayarlarda kaydının tutulması, kollektif bir zihnin oluşmasına olanak sağlıyor. Astroloji bilgisi olanlar kollektif zihin kelimelerinin Kova burcu ile nasıl örtüştüğünü anlayacaklardır. Kova sembolizmi blokzincir sistemi ile dünya da vücut bulmuşa benziyor.

 Blokzincir teknolojisi ve kripto paralar ile detaylı bilgi almak isteyenler için Vedat Güven- Erkin Şahinöz’ün birlikte kaleme aldığı ‘Blokzincir-Kripto paralar -Bitcoin’ isimli kitap tavsiyesini de buraya iliştirelim. Kitapta blokzincirin sosyolojisi dahil, ne olduğu ve nasıl çalıştığı ile ilgili bütün detaylarından bahsedilmiş. Ayrıca bunun nasıl bir devrime yol açma potansiyeline sahip olduğunu da okuyacaksınız.

Plüton Kova ve Ayaklanmalar

Astroloji de devrimler, ismini mitolojide Yunan tanrısından alan Uranüs ile ilişkilendirilmiştir. Bu gezegenin keşfedildiği tarih olan 1781 yılında Amerika’da bağımsızlık savaşları veriliyordu. Ayrıca Fransız ihtilaline gidecek olan şartlar oluşmaya başlamıştı. Bu yazının ana karakteri olan Plüton gezegeni ise henüz keşfedilmemişti. Okumamış olanlar , Plüton serisinin ilk iki yazısının linkine buradan ulaşabilirler. (plüton1plüton2 ).O yıllarda pek bilinmese de hesaplamalar, bilgisayar programları sayesinde Plüton’un 1778-1797 yılları arasında kova burcunda (Tropikal zodyak’a göre) transit ettiğini bilebiliyoruz. Tarihte o yıllara baktığımızda dünyayı etkileyen en önemli olaylar arasında elbette ki Fransız ihtilali bulunuyor.  İhtilalin öncesin de 1780 yılında ekonominin çok kötü olması iflas tehlikesini ortaya çıkarmıştı. Onun öncesinde Amerika da 13 koloninin birleşip ABD’yi kurması ve sonrasında gelen sömürgeciliğe karşı yapılan bağımsızlık savaşları 1775 yılından 1783 yılına kadar sürmüş, sonra taraflar arasında barış antlaşması imzalanmış. 1785-1786 yıllarına gelindiğinde ise iç kargaşa, iktisadi kriz iyice şiddetlenmiş, para sorunu ile birlikte alışveriş durma noktasına gelmiş.

Peki önümüzdeki süreçte Plüton 245 yıl sonra tekrar kova burcuna girdiğinde buna benzer olaylar mı yaşayacağız?  Dünya da ki gelişmelere bakılırsa durum pek iç açıcı gözükmüyor. Pandemi sonrası enflasyon artışları, gıda, enerji krizleri, savaşlar üzerimizi kara bulut gibi kaplamaya başladı. Kanaatime göre Kova sembolizminde yer alan özgürlüklerin yaygınlaşmasını umarken daha kısıtlı bir hayat alanı dayatmaya çalışan bir totalitarizmi karşımızda görebiliriz. Sanırım bu süreçte teknolojiyi elinde tutan totaliter yapıların toplumsal yaşamı düzenlemek, denetlemek ve kontrol altında tutmak için baskı ve maniplasyonlar-ına maruz kalabiliriz. Bu dayatmaya karşı ise kitlelerin otokratik yapıları alt etmeye yönelik hareketlerini izleyeceğiz. Sömürünün sonucu olarak insanca yaşamanın çok zor olduğu şartlar ile karşı karşıya kalındığında göç, isyan ve başkaldırılar tarih boyunca hep olagelmiştir.

Umalım ki insanlık adil bir toplum düzenini oluşturacak yepyeni sistemi inşa edebilsin.

Plüton Kova ve Türkiye

2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. Yılını tamamlıyoruz. Maalesef geldiğimiz bu noktada, ekonomiden sağlığa, eğitim gibi birçok konuda yozlaşma ve çürüme ile karşı karşıyayız. Aslında bütün gerçekler dımdızlak gözlerimizin önünde.  Görmezden gelerek belki korku nedeni ile hiçbir şey yapmadan durumların geçmesini bekliyor gibiyiz. İşte şimdi Plüton hepimizi ringe davet edecek.  Plüton’un kova burcunda seyir ettiği her bir yılı boks maçındaki bir raunda karşılık geldiğini farz ediyorum. Çünkü dönüşümün gezegeni olan Plüton gibi  büyük bir gücün , krizler, borçlar, finansal kaynakları anlatan 8.evinde transit etmesi  pek kolay geçmeyecek. Evet güç kazanma var ama bu ağır bedeller ödemeden ve dönüşmeden gerçekleşmeyecek gibi. Bu sadece Plüton ile ilgili açıklanabilecek bir durum değil. Neler olabileceği ile ilgili öngörüm teknikleri uygulanılarak yapılacak yorum daha detaylı bilgiler verecektir. Bu nedenle her yıl başında ayrı bir değerlendirme yazısı yazmak kaçınılmaz duruyor.

M.Orhan Örtücü

17/04/2022  – İstanbul

Yedi Kat Gökyüzü

Allah O’dur ki yedi göğü ve yerden de onları kadarını yarattı. Emir bunlar arasında iner ki Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın bilgisinin, her şeyi kuşattığını bilesiniz

Talak Suresi 65-12

 Eski medeniyetler çıplak gözle görebildikleri yedi gezegen ve onun hareketlerine çok önem vermişler. Talak suresinde bahsi geçen yedi kat gökyüzü ile kastedilenin yedi gezegen ile aynı şey olup olmadığına dair bir kanıt var mı bilmiyorum. Fakat bunun ne olabileceği ile ilgili yaptığım okumalar beni astrolojiye kadar götürmüştü. 

  Yedi gezegen ve bunların etkilerini öğrenmek istediğinizde kuvvetle muhtemel astrolojik metinler ile karşılaşacaksınız. Gezegenlerin bize etkisi var mı? Kararlarımız ve kaderimiz üzerinde bir etkisi olup olmadığı tartışmasını bu yazının dışında tutmak istiyorum.

Samanyolu

Yedi Gezegen Hangileridir ?

Hangi gezegenin hangi güne hakim olduğunu aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. Birçok latin dillerinde gün isimlerinin kelime kökeni ,gezegen isimlerinden ve mitolojideki tanrılardan geliyor. Şu anda kullandığımız miladi takvim, gün ve ayların isimleri, en son Roma imparatorluğu tarafından güncellenmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Yani yeni gezegenlerin keşfinden sonra kimse bir haftadaki gün sayısını değiştirelim dememiş. Düşünen ya da teklif eden olduysa da ben bilmiyorum. Belki siz okurlar arasında böyle orjinal çıkışlar yapacak dahiler bulunuyordur.

Gezegen AdıTürkçe
Haftanın Günleri
İngilizce
Haftanın Günleri
İspanyolca
Haftanın Günleri
AyPazartesiMondayLuna
MarsSalıTuesdayMartes
MerkürÇarşambaWednesdayMiercoles
JüpiterPerşembeThursdayJueves
VenüsCumaFridayViernes
SatürnCumartesiSaturdaySabado
GüneşPazarSundayDomingo
yedi gün-yedi gezegen

Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın ‘Maarifetname’ isimli kitabında yer alan  manzumelerden bir tanesinde yedi gezegenin insana olan etkisinden bahseder.

Gezegenlerin yeryüzünde yaptıkları saat be saat tesirleri bildiren bir şiirden alıntılanmıştır.

” Eğer bilmek istersen olduğun saat ne saat dir

Hangi yıldız hükmeder ol dem nuhuset ya saadettir.

Yedi gece yedi gün batıp doğduğu içre

Yedi gezegenden bul hangisi hakimdir zaman içre ”

Şiirin devamında günün her saati için bu yedi gezegene hükümranlık verildiği şiirsel bir dille anlatılıyor.

Kutadgu Bilig kitabında yıldızcılarla ilişkiyi söylediği bölümünde yedi kat felekten bahseder. Bunların hikmetini bilenin dünya da ki işlerinin iyi gideceğini yazar.

  Eski Ahit yaratılış bölümünde Dünya’nın oluşumunu altı günde tamamladığı yedinci günü ise kutlama ve dinlenme günü olarak belirlediği yazar. Altı gün iş, bir gün dinlenme olarak belirlenen bir döngü hafta adını verdiğimiz yedi güne tamamlanır.

Yedi rakamına kutsiyet kazandırmak bir yana, içerisinde olduğumuz bu evrenin hiyerarşik sisteme sahip olduğunu söyleyebiliriz.  Dönemin alimlerinin kavrayışına göre insan, evrenin küçük bir kopyası olarak yeryüzünde bulunuyordu.

   Yedi kat gökyüzünü gezegenlerin feleği olarak düşündüğümüz de astrolojik olarak ifade ettiği anlamlar şöyledir.

Satürn: Sorumluluklar, kurallar, İrade, korkular

Jüpiter: Şans, fırsatlar, bilgelik, ruhsallık

Mars: Mücadele gücü, cesaret, savaş yeteneği

Güneş: Yaşam enerjisi, ego, kendini ortaya koyma

Merkür: iletişim kurma biçimi, zihin yapısı

Venüs: Aşk, ilişkiler, para

Ay: Duygular, içsel hassasiyetler, yuva  ,

Her bir gezegenin temel anlamları yazılsa da , mitolojideki hikayelerine bakıldığında daha zengin ve derin bir muhteviyata sahiptir.

Otomobil Motorlarında Yağ Sarfiyatı

Benzinli ve dizel motorlara sahip otomobillerde periyodik bakımlardan bir tanesi yağ değişimidir. Yağlama işleminin düzgün olması, motorun sağlıklı çalışması ve ömrü için son derece önemlidir. Yağ değişimine kadar koyduğumuz miktarda yağ motorda kalmaz. Eksilme çok düşük gramajlarda kaldığından göze batmaz ve problem teşkil etmez. Bu şekilde çalışan bir motora yağ yakıyor ya da eksiltiyor tabiri kullanılmaz. Fakat yağ gereğinden fazla azalıyor ise bir yerlerde problem var demektir. Genelde yağ yakan bir motorun egzozunda mavi duman görülür. Bununla birlikte yağ yakan motor her zaman egzozdan aşırı duman ya da mavi duman çıkartmayabilir.

Yağ göstergesi

Yağ mı yakıyor Yoksa Yağ mı Eksiltiyor?

 Motorlarda kullanılan motor yağı bir miktar yanma odasına sızarak yağ yakma meydana gelir.  Motor dizaynı, üretimine göre değişkenlik gösterdiği gibi aracın nasıl kullanıldığına bağlı olarak da bu yağ yakma miktarları değişmektedir. Fakat bunlar çok küçük miktarlardır ve tolere edilebilir düzeyde olduğundan yağ yakıyor denmez. Eğer yağ bakım zamanı gelmeden önce, yağ miktarı yağ çubuğunun minimum seviyesinde ya da daha aşağı iniyor ise motor yağ yakıyordur veyahut eksiltiyordur. Aşağıda bulunan fotoğrafta yağ çubuğunun max ile min seviyesi işaretli olarak gösteriliyor. Yağ değişimine kadar yağ seviyesi bu iki çizgi arasında olmalı. Eksiltme, conta ve filtre bağlantı yerlerinde sızdırma problemlerinden kaynaklanabilir. Ama yağ yakıyorsa problem büyük demektir.   Çok sayıda ve çeşitli bileşenler yağ yakmanın nedeni olabilir.

Yağ çubuğu Max Min

Yağ Yakmanın Sebepleri

Aracın bakımsız bırakılması en büyük nedenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu parçaların aşınmasına, boşlukların artmasına dolayısı ile motor performansının düşmesi ile birlikte daha fazla yağ yanarak   egzoz vasıtasıyla kirli gaz olarak atmosfere karışır. Çok uzun kilometre yapmış ömrü azalan motorların parçalarında aşınma meydana geldiğinden yağ yakma şikayetleri görülebilir. Yağ yakmaya neden olabilecek birçok etken bulunuyor. Bunlar arasında Turboşarj dan tutunda yakıtın düzensiz yanmasına neden olan herhangi bir problem de yağ yakmaya sebep verir.  Tabi bu çok teknik detaylar işin profesyonellerini ilgilendirdiğinden bu yazıda her bileşeni tek tek ele almayacağım. Daha ziyade otomobil kullanıcılarına pratik bilgi vermek için yazıyorum. Yağ yakmaya sebep veren nedenlerden biri olan motorun toz emmesi, insanlara çok şaşırtıcı gelmiştir.

Toz emdirme: Ne yani Tozdan dolayı motor yağ yakar mı?

Hava da doğal halde toz ve partiküller bulunuyor. Daha tozlu ortamlara ya da kirli ortamlara girdiğinizde havadaki tozların miktarı ve yoğunluğu artmaktadır. Motorun içerisine hava emilirken bu tozlar filtre edilerek temiz hava emilmesini sağlar. Filtreleme işlemini İnsanın burnunun içindeki kıllara benzetirim. Gün içerisinde zamanla burun içerisinde bu tozlar kıllar tarafından filtrelenirken burunda birikirler ve temizlenmesi gerekir. Aynı durum motorlar içinde geçerlidir. Yanma odasına yakıt ile beraber alınan havanın temiz olması beklenir. Peki filtreleme işlemi yapılmaz ise ne olur? Motorun yanma odasına giren hava ile birlikte toz da emilmiş olur. Buna toz emdirmesi denir. Gömlek ile segmanları çok kısa bir sürede aşındırarak boşlukların artmasına neden olur. Böylece yağ sıyırma işlemi yeterince olmayacağından daha fazla miktarda yağ yanma odasına girerek yakıt ile birlikte yanmaya devam eder. Bu aşamadan sonra aşınan parça değişimi ile beraber motor rektifiye edilmeden düzelmesi çok zordur. Bu da çok fazla maliyet çıkaracaktır.

Motor Yağı, İşlevi ve Önemi

 İçten yanmalı motorlarda yağ en önemli akışkanlardan biridir. Yağın eksik olması, işlevini yitirmesi motor parçalarının ömrünü azaltır, bazı durumlarda motora büyük hasarlar verir. Yağ olmadan motor kısa bir süre çalışabilir ama sonrasında kendisini kitler. Bakımı ve değişimi çok kolay olan bu akışkan sıvı içten yanmalı motor için çok önemli bir yere sahiptir.

Fig1: Ms Motor Service İnternational

Motor Yağının Görevi Nedir?

Motor yağı, birbirlerine sürtünerek çalışan parçaların metal yüzeylerindeki sürtünme direncini minimuma indirir. Motor çalışır vaziyette pompa vasıtası ile sisteme gönderilen yağ, metal parçalar arasında yağ film tabakası oluşturarak yağlama yapar. Bu oluşan yağ filmi üzerinde çalışan parçalar arasında sürtünme en aza indirilmiş olur. Sürtünmenin azalması ile piston, segman, yatak gibi parçaların kullanım ömürleri arttırılmış olur.

 Motor yağının vizkozitesi çok önemlidir. Özellikle motor soğuk iken ilk çalıştırmada yağ kolay akmalıdır. Ayrıca çok yüksek sıcaklıklarda yağın çok incelmemesi gerekir ki yağ filmi özelliğini yitirip yağ kaybı oluşmasın.

 Yağın en önemli işlevlerinden bir diğeri ise soğutmadır. Motor çoğunlukla su ile soğutma sistemine (Hava ile soğutmalı motorlar çok az sayıda bulunuyor) sahip olmakla beraber yağ parçaların çok fazla ısınmasına engel olarak soğutmaya yardımcı olmaktadır.

 Diğer bir önemli görevi ise motordaki paslanma ve artık madde birikinti oluşumlarını temizlemesidir. Yağ bakımı yaklaşan bir aracın yağına baktığınızda simsiyah ve katılaşmış bir görüntü ile karşılaşırsınız.  Bu artık madde ya filtrelemede kalır ya da karter de birikir. Dolayısı ile yağ da ilk günkü berraklığını ve temizleme gücünü yitirmeye başlar. Bu sebeple belirli periyodlarla değiştirilmesi tavsiye edilir.

Rodaj

Çok önceleri otomobiller ilk kullanılmaya başlandığında,  çok kısa bir km sonra yağı değiştirilirdi. Bunun sebebi motor bloğunda, yağın temas ettiği yerlerde eğer talaş gibi çok küçük artıklar varsa yağa karışacağı ve motora hasar verebileceği düşüncesi idi.   Rodaj süresi çok kısa kilometre yapıldıktan sonra ( 500 km – 1000 km vb.. ) ilk yağ değişimi yapılarak tamamlanmış olurdu. Sonrasında rutin yağ bakım kilometreleri uygulanırdı. Yeni üretilen içten yanmalı motorlara sahip otomobillerde artık buna gerek kalmamıştır. Teknolojinin gelişimi ile birlikte motor bloklarının ve parçaları montaj aşamasında temizliği ve kontrolleri optimum seviyede yapılıyor.

Hangi Motor Yağını Kullanmalıyım?

Hangi motor yağının hangi araca uygun olduğu Otomobil üreticileri tarafından belirlenmekte, kullanım kılavuzu ve servis kitapçıklarında bu bilgi yer almaktadır.

Dizel ve benzinli olarak yağlar ayrılsa da ikisinin ortak kullanımı olan yağlar da bulunuyor. Bunun haricinde ekstra performans, verimlilik adı altında fiyatları daha pahalı olan yağlar da bulunuyor.

Motor çeşidine göre kullanılan yağ vizkoziteleri değişir. Örneğin motor dizel partikül filtresine sahip ise ya da start-stop, hibrit araçların her biri için farklı numara yağ kullanılıyor. Üreticinin bildirdiği normlara uygun yağı kullanmalısınız. Aksini yaparsınız ne olur? Örneğin dizel partikül filtresi olan araçlar genelde 5-30 numara yağ kullanır. Bunun yerine 10-40 gibi kalın bir yağ kullanılırsa motora zarar verebilecek istenmeyen durumlar oluşabilir. Bunun haricinde uygun yağ kullanılmayınca, motorda yağ yakma nadiren olsa da görülebiliyor.  Üreticinin kullandığı ve tavsiye ettiği özelliklere uygun yağ kullanmanız önerilir.

Zamanında Değiştirilmeyen Yağ Motora Zarar Verir mi ?

 Üretici firmalar yağ değişim zaman aralığını belirlerken mutlaka emniyet payı olarak sürücünün bu km’yi aşabileceğini ihtimal olarak hesaba katarlar. Yağ değişim kilometresini 500-1000 km’den fazla geçirmemeye özen gösterin. Aracınızın km’si yüksek ve yağ değişimini geçirdiniz ise yağ seviyesini mutlaka kontrol etmelisiniz. Yağ miktarı yeterli ise bir süre daha bu şekilde kullanabilirsiniz. Tabi ki yağ özelliğini kaybetmeye başladıkça işlevini tam yerine getirmeyecektir. Bu da motor parçalarının ömründen yemeniz demek. Ben kendi aracımda yağ bakım kilometresini yağ kontrolü yaparak 1000 km bazen 2000 km fazladan yol yaptım. Bir problem olmadı. Fakat yine de kimseye tavsiye etmiyorum. Aracınız yeni ise garanti kapsamından çıkabilir. Eski ise daha önceden bilmediğim başka bir problemi tetikleyebilir. O sebeple servisinizin ya da ustanızın tavsiyelerine uymanız sizin için en doğrusu olacaktır.

Ekim 2021, İstanbul

M.Orhan Örtücü

Plüton-2

Astrolojide Plüton, Neptün ve Uranüs gibi gezegenlerle beraber jenerasyon gezegeni olarak sınıflandırılıyor. Transit halinde bir burçta uzun yıllar kaldıklarından belirli kuşakları tanımlamada kullanılabilmektedir. Jenerasyon gezegeni olarak, kitle davranışları, kollektif etkiler hakkında bilgiler verir. Plüton ile ilgili daha önce gezegenin keşfi, astrolojik anlamı, mitolojisi ve dünya da gelişen bazı olaylarla nasıl bir ilişki kurulabileceğini anlattığım bir yazı bulunuyor. Bu linke tıklayarak https://mahmutorhan.com/pluton/ yazıya ulaşabilirsiniz.    

Hades ve Persephone

Kollektif olayların elbette kişilerin hayatına tesir etmemesi söz konusu değil. Peki astrolojik yorum yaparken kollektif etkileri açıklamanın yanında kişinin doğum haritasında Plüton nasıl okunabilir? Doğum haritalarında bulunduğu konum kadar temas ettiği gezegene olan etkileri de çok belirgindir. Örneğin Plüton’un Merkür’e olan sert açılarında (kare, karşıt) o kişinin iletişiminde, zihninde (Merkür) manipülatif etkiler, baskıcı ve sert sözcükler kullanma potansiyelini verebilmektedir. Bu etki bazen olumlu yönde güçlü ve etkileyici hitap tarzını da anlatabilir. Elbette bu gezegenlerin burç konumları, aldığı açılar ve asaleti yorumlama aşamasında oldukça önemlidir. Gezegenlerin ve birbirlerine olan açıları anlatan yeterince kaynak bulunuyor. Ben ayrıca burada yazmayacağım. Yorumlama aşamasında Plüton un getirdiği dönüşüm her zaman dışardan fark edilmeyebilir. Plüton ağır hareket eden bir gezegen olduğundan getirdiği temalar çok uzun zamana yayılabilmektedir. Getirdiği dönüşüm kaçınılmazdır ama bazen kişinin kendisi de bunu fark edemeyebilir. Ya da kişi hayatındaki değişikliğin farkında olabilir ama dışarıdan gözlemlenmesi çok zordur. Bunu kendi deneyimlediğim bir örnek üzerinden anlatayım. Bir tanıdığım doğum haritasına bakmamı ve yorumlamamı istemişti. O sıralar transit Plüton’un onun natal Güneş’ine kavuşum yapmasına yaklaşık 3 derecelik bir orb vardı. Açının kesinleşmesi(kavuşum) bir yıldan fazla sürecekti ama etkilerinin başlamış olması gerekiyordu. O sıralarda bildiğim kadarıyla hayat rutini devam ediyor her şey yolunda görünüyordu. Doğum haritası üzerinde uzun saatler çalışıp bazı notlar aldıktan sonra kendisini aradım. Anlatacaklarımı bitirdikten sonra babasının sağlığını sordum. Güneş kişinin yaşam enerjisini ve kimliğini gösterdiği gibi özellikle gündüz haritalarında Babayı da simgeliyordu. Buna ilaveten Güneş 4. Evinin(baba) yöneticisi olarak bu vurgu iyice katmerlenmişti. Böyle bir gösterge ev, yuva alanında değişim, bir ölüm teması olarak karşısına gelebilirdi. Mafya gibi yeraltı dünyasından birileri ile bir gündem de ortaya çıkabilirdi. Kendisi ile konuşmadan bunu bilmenin imkanı yoktu. Maalesef elimizde her şeyi gösteren sihirli bir küre yok.

Babasının sağlığında bir problem yokmuş ama aralarının açık olduğundan bahsetmişti. Kişinin kendi hayatı için yaptığı seçimler babasını rahatsız etmiş ve son birkaç aydır aralarında ciddi tartışmalar yaşanmıştı. Aralarındaki bir diğer anlaşmazlık konusu köydeki arazileri (4. Ev) ile ilgiliydi. Babası ona her yüz yüze gelmelerinde ya da telefon konuşmasında baskı kuruyor, soğuk davranarak tepki gösteriyordu. Tartışmalar bazen öyle yerlere gitmiş ki babası ona çok ağır cümleler söylemiş. Bu onu çok etkilemiş ve kendi varlığını, değerini sorgulamaya başlamış. Sanırım açının tam kavuşum yapması ve uzaklaşmaya başlaması iki yıldan fazla sürmüştü. Sürecin sonunda yaşadıkları onda acı mı yoksa hayal kırıklığı mı yaratmıştı? Bilmiyorum. Ben onu tanıyan biri olarak hayatında bir değişim görmüyordum. Elbette babası ile ilişkisi artık eskisi gibi değildi. Bugüne kadar aralarında geliştirdikleri davranış kalıpları çürümüş, ölmüştü.  O sıralarda bildiğim kadarıyla bu kavuşum açısını açıklayabilecek başka bir olay gerçekleşmedi.

Maria Antoinette’nin haritasında Plüton etkisi

Plüton transit halinde iken her birimizin farklı hayat alanlarını, doğum haritalarında önemli noktaları açılar yaparak aktif hale getiriyor. Şimdi yıllar öncesinde yaşamış tarihi bir karakterin haritasında plüton transitini astrolojik olarak ele alalım. Bu kişi ülkemizde bir zamanlar ‘’Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler ‘’ cümlesi ile gündeme gelen Fransa kralı XVI Louis’in karısı kraliçe Maria Antoinette. Yaşamı boyunca müsrifliği, savurganlığı öne çıkmış, şımarık bir portre olarak karşımızda duruyor. Hakkında çok aşağılık iddialar olsa da bizim konumuz dışında kalıyor. Erken yaşta devrim mahkemesinin kararı gereğince giyotin ile idam edilmişti. Aşağıda doğum haritası ile öldüğü gün ki transit haritayı birlikte görebiliyorsunuz

Maria Antoinette

Plüton gezegeninin Kova burcundaki transiti Maria Antoinette’nin tüm burç ev sistemine göre (Haritada gözüken placidus ev sistemi olsada tüm burç sistemine göre yazıyorum) 8.evinde gerçekleşiyor. Ay onun yükselen yöneticisi olarak Terazide 4. Ev de ve Mars ile kare açısı bulunuyor. İhtilal, tutsaklık, yargılama süreci boyunca Transit Plüton ile natal Ay üçgen açı halinde. Ay, aileyi, yuvayı anlattığı gibi onun haritasında aynı zamanda yükselen burcunun yöneticisi. Ay dördüncü evde balsamik fazında, Mars ve Satürn ün olduğu t-karenin apeksinde yer alıyor. Doğum haritasındaki bu yerleşim onu yaşamının pek kolay olamayacağını, duygusal güvenceyi bulmakta zorlanabileceğini göstermekte. Plüton gibi bir gezegenin ölümü ve dönüşümü anlatan 8. Evinden geçerken yükselen yöneticisi ile kurduğu üçgen açı mevcut şartların onu nasıl kıskıvrak yakaladığını, dönüştürdüğünü, hayatını zora soktuğunu açıklıyor. İnsanca ve özgürce yaşamak için başlayan kitle hareketi devrime dönüşürken (Kova) Maria Antoinette’in hayatına krizleri ve ölümü (8.ev) getiriyor.

Plüton Kova burcunda

 Plüton gezegeni 1779 -1799 yılları arasında Kova burcunda transit yaptığında halk hareketleri başlamış, kendisini sömüren güç odaklarına, krallara karşı birleşerek özgürlükleri için savaş vermişti. O dönemde 1776 yılında 13 eyaletin kurduğu Amerika birleşik devleti sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı veriyordu. Sonrasında 1789 Fransa’da gerçekleşen ihtilal, monarşinin yerine cumhuriyeti getirmişti. İhtilal kraliyet ailesine hazin sonu hazırlarken o zamanlar topçu subayı olan Napolyon Bonopart’ın ise yıldızını parlatmıştı.

Plüton uzun bir aradan sonra tekrar kova burcuna (tropikal zodyak) 2023 yılında geçmiş olacak. Bir sonraki yazıda bu süreçte bizi nelerin beklediğine dair şeyler yazarken biraz beyin jimnastiği de yapmış olacağız.

M. Orhan Örtücü

9 Eylül 2021/ İstanbul

Plüton -1

2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından Plüton’un gezegen tanımına uygun olmadığı açıklaması yapıldı. Dünya’ dan küçük olması, yörüngesi diğer gezegenlere göre alışılmamış olduğundan (ekliptik düzleme göre 17 derecelik eğime sahip.) bu karar verilmiş. Bu durumda Plüton’un Astroloji de kendisine atfedilen özellikler anlamını yitirmiş mi oluyordu?

Hades

  Yeni keşfedilen gezegenlerin astroloji dilinde hangi anlamları taşıyacağı konusunda fikir birliğine varmak oldukça zordur. Deneyimlerden yola çıkılarak çok uzun yıllar sonrasında mümkün olabilmektedir. Plüton Güneş etrafındaki turunu 248 yılda tamamlıyor. Dolayısı ile Zodyak ta yer alan her burç geçişine tanıklık etmeye bir insan ömrü yetmemektedir. Dünya’yı etkileyen, yön veren gelişmelerin temaları ve kişisel hayatlarımızdaki etkisi incelenir, mitolojide yer alan karakterlerin hikayeleri dikkate alınarak eşleştirme yapılır. Plüton Yunan mitolojisinde yeraltı tanrısı olan Hades ile bağdaştırılır. Güç kullanımı, manipülasyon, ölüm ve yeniden doğuş, bitiş ve başlangıçları anlatır.

Bu gezegen 1930 yılında keşfedildiği dönemlerde dünya ekonomik buhrandan geçiyordu.  Almanya da Hitler iktidarını sürdürürken Nürnberg yasası ile Alman ırkı yüceltilmiş, Yahudi ve diğer milliyete mensup insanlar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeye başlamıştı. Aynı yıllarda Mussolini İtalyan faşizmini yükseltmeye çalışırken, İspanya da iç savaş yaşanıyor, ırkçılık ve faşizm Avrupa’yı kuşatıyordu. O dönemde Pluton un vatansever ve milliyetçi kavramlarını anlatan yengeç burcunda transit halinde olduğunu da söyleyelim. Pluton un olduğu yerde dönüşüm vardır. Bu dönüşüm baskı kurarak, güç göstererek, bazen yok ederek eski yapıyı ortadan kaldırması ile gerçekleşir. Pluton’un yengeç burcunda olduğu yıllar boyunca, ırkçılık ve faşizmin neden olduğu kitlesel ölümler gerçekleşti.

Plüton 2008 yılından beri oğlak burcunda ve 2023’e kadar bu burçta kalacak. Oğlak burcu devlet kurumları gibi köklü ve geleneksel olan ile ilgilidir.  Acımasız, sert, soğuk bir yapı olmakla beraber disiplin, sorumluluklar, kariyer oğlak burcunun konuları arasında yer alır. İnşaat, bankacılık gibi sistemsel işler de buna dahildir.

 Bir gezegenin bir burca ilk girdiği zamanlarda etkisini belirgin şekilde gösterdiğini biliyoruz. Amerika da başlayıp sonra dünya ya yayılan 2008 yılı küresel finans krizi yine bu döneme denk gelmektedir. Mortgage kaynaklı başlayan bu kriz ilk olarak konut ve bankacılık alanlarında kendini göstermeye başladı. Amerika da yatırım şirketleri, sigorta ve banka kurumları battı. 150 yıllık geçmişi olan Lehman Brothers da bunların arasında idi.

Bu süreçte ülkemizde neler olduğunu hatırlamak için birkaç örnek ile hafızamızı tazeleyelim. 2008 de yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformu ile emeklilik sistemi değiştirildi. Bunun yanında birçok geleneğin değiştiğini, köklü kurumların eski yapısından kopartıldığını biliyoruz. En güvenilir kurumlardan olan Türk silahlı kuvvetlerine karşı kumpas kuruldu ve ordu iyice zayıflatıldı. 2019 yılına geldiğimizde askeri liseler kapatıldı. Harp okulları milli savunma bakanlığı üniversitesi altında yeniden yapılandırıldı. Burada da köklü bir geleneğin değiştiğine şahit olduk. Okullarda her gün okutulan andımız yine bu süreçte kaldırıldı ve çok uzun yıllar süren bir gelenek daha tarihe gömüldü. Akp’nin tek başına iktidar olduğu döneme denk gelen bu süre boyunca fiili olarak devletin yapısının değiştiğini söylersek abartmış olmayız.

  Bu kurulu düzende yer alan güç sahipleri el değiştiriyordu. Eskiler ya eleniyor ya da yeniye uyumlanmak üzere dönüşüyorlardı.

Plüton ile beraber Satürn ve Jüpiter de 2019 yılında oğlak burcunda beraber hareket ederek eski yapıdan iz bırakmamak üzere adeta iş birliği halinde idiler. Oğlak burcunda meydana gelen bu toplaşma ve 2019 yılı sonlarında güney düğüm yönünde gerçekleşen tutulmalar ile eş zamanlı olarak covid -19 pandemi süreci hayatımıza girdi. Dikkat ettiyseniz, en üst düzey mevkilerde yer alan insanlardan sokaktaki vatandaşa kadar çoğu kişinin diline pelesenk olmuş bir cümle vardı. ‘’ Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’’.  

Astrolojik açıdan yaşanılan dönüşümü elbette sadece Plüton ile açıklamak yetersiz ve eksik olacaktır. Uranüs 2018’den beri boğa burcunda seyahatine devam ediyor. Bunu matador tarafından mızraklanmış bir boğanın önüne geleni devirmesine benzetebiliriz. Huzur ve maddi güvence elde etmede zorluk yaşarken yepyeni ve heyecan verici olaylar gündemimize girecektir. Ayrıca Satürn ve Jüpiter’in kova da birleşimi ile başlayan bir döngü bulunuyor. Velhasıl bunları ayrıca farklı başlıklar altında yazmak en doğrusu. Henüz Plüton’la işimiz bitmedi ve onunla devam edeceğiz. Zira bu gezegen, kişilerin natal haritalarında da oldukça önemli bilgiler verir. Öte yandan 2023 yılında Plüton’un kollektif temaları anlatan kova burcunda yapacağı transit oldukça önemli gözüküyor.

Bethlehem-Beytüllahim Yıldızı

İsa’nın Kral Hirodes devrinde Yahudiye’nin Beytlehem Kenti’nde doğmasından sonra bazı yıldızbilimciler doğudan Yeruşalim’e gelip şöyle dediler: ‘’ Yahudiler’in Kralı olarak doğan çocuk nerede? Doğuda o’nun yıldızını gördük ve O’na tapınmaya geldik’’

Yıldızbilimcilerin ziyareti-, matta 2-1-2

  Müneccimler Kral’a bu soruyu sorduklarında Kudüs (Yeruşalim)de bulunuyorlar. Ama nereden geldikleri bilinmiyor. Bethlehem adı verilen bu yıldızın bir süre gökyüzünde göründüğünü ve onlara yol gösterdiğini anlıyoruz. İncil de geçen metinde Hz. İsa’nın doğumunu gösteren yıldızı takip ederek onun yerini bulurlar ve getirdikleri hediyeleri takdim ederler. Gökyüzünde görülen bu yıldızın ne olduğu bilinemediğinden Hz. İsa’nın doğduğu yer olduğuna inanılan Bethlehem (Arapçası Beytüllahim) kentinin adı verilmiş. Peki Bethlehem yıldızı bir kuyruklu yıldız mı? Yoksa süpernova mı? Ya da bazı gezegenlerin kavuşum adı verilen aynı ekliptik boylam derecelerine gelmesi mi?

Milattan önceki zamanlarda Mezopotamya’da ki medeniyetler, gezegenlerin ve yıldızların konumlarını hesap edebiliyor ve efemeris oluşturuyorlardı. İşin içerisinde müneccimler olduğuna göre bu durum hesap edilerek önceden öngörülmüş olma ihtimali yüksek. Günümüzde, bilim ve teknoloji sayesinde geriye dönük binlerce yıl öncesinin gök günlüğü çıkartılabiliyor. Hz. İsa’nın doğum tarihinin bilinmiyor oluşu o andaki gökyüzü konumunun incelenmesine imkan vermemiştir. Miladi takvimin başlangıcı olarak kabul edilen Hz. İsa’nın doğum tarihine en yakın, astrolojik açıdan önemli kabul edilen iki gösterge bulunuyor.

1-) Satürn-Jüpiter Kavuşumu

M.Ö 7. Yüzyılda Satürn-Jüpiter kavuşumu Balık burcunda (Presesyon dan dolayı 72 yılda 1 derece kayan takımyıldızlar ile günümüzde kullanılan tropikal Zodyak ta ki burçlar ile aynı değildir.) gerçekleşmişti. Astroloji açısından bakarsak Satürn ve Jüpiter kavuşumlarının önemli olduğunu ve yeni bir döngü başlattığını biliyoruz. Bu iki zaman işaretleyicisi her yirmi yılda farklı burçta kavuşurlar. Yirmi yıllık yeni bir sosyal trendi başlatırlar. Ayrıca yaklaşık 200 yılda bir element değiştirerek bu kavuşumun olması ayrı bir döngü daha yaratır. Satürn-Jüpiter kavuşum zamanı doğanlar arasından önemli kişilerin olduğu biliniyor. Fakat böyle bir genelleme yapılması çok mesnetsiz olur. Hz. İsa’nın insanlara şifa dağıtması, geleceği görmesine rağmen teslimiyet göstererek kendisini insanlar için kurban etmesi ,Hristiyanlığın sembolü olan Balık burcunun temaları ile örtüşmektedir. Dolayısı ile bu burçtaki iki zaman işaretleyicisinin M.Ö 7. Yüzyılda gerçekleşen kavuşumunu bazı astrologlar Bethlehem yıldızı olarak adlandırmaktadır. Aslında bu bir olasılık olarak durmakta ve sadece söylentide kalmaktadır. İncil deki metinleri referans alırsak diğer bir olasılıkta oldukça güçlü görünüyor.

2-) Venüs gezegenin heliacal yükselişi ve Jüpiter ile kavuşumu

”Yıldızbilimciler, kralı dinledikten sonra yola çıktılar. Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.”

MATTA 2-9

Doğuda gördükleri yıldız Venüs gezegeni olabilir mi?  Venüs Güneş’ten önce yükseldiği zamanlar doğu tarafında sabah yıldızı olarak görülmekte, Güneş’ten sonra yükseldiğinde ise batıda gece yıldızı olarak görülmektedir. Venüs’ ün bu döngüsü 584 gün sürüyor. Venüs’ün heliacal yükselişi, uzun süre görünmedikten sonra ilk defa ufukta Güneş’ten hemen önce doğarak sabah yıldızı olarak görülmesidir. O dönemin astronomları buna çok büyük önem vermişler. En eski astrolojik doküman olan Babil tableti Enuma Anu Enlil’de Venüs’ün doğu tarafında ufuk çizgisinde ilk göründüğü zamanlar bir referans olarak alınmış. Güneş’ten önce doğduğu için ışığı getiren anlamında lucifer ismi de veriliyor.

M.Ö. 2. Yüzyılda Ağustos ayında Venüs Aslan burcunda retro hareketinde iken heliacal konumuna geçiyor. Kraliyeti simgeleyen Aslan burcunda Venüs gezegenin heliacal konumuna geçerek Jüpiter ile kavuşuma doğru gitmesi, bekledikleri Yahuda kralının gelişi olarak yorumlamayı mümkün kılmaktadır. Bununla beraber İncil deki Vahiy 22-16 kısımda ‘’ Davut’un kökü ve soyu Ben’im, parlak sabah yıldızı Ben’im ‘’ cümlesindeki parlak sabah yıldızının Venüs olduğu düşünülmektedir.

Sonuç olarak Bethlehem hala gizemini korumakta ve ne olduğu çözülememiştir. Bethlehem yıldızının ne olduğu bilinemezken ara ara bu yıldızın göründüğüne dair haberler yayılarak  Mehdinin gelişine işaret ettiği yönünde yalan yanlış bilgiler servis edilmekte  ve gerçeği yansıtmamaktadır.

E-Faturaya Geçiş

Yıllık cirosu belirli limitlerin üzerinde olan şirketlere e- fatura kullanımı zorunlu tutulmakta. Zorunlu olması sanki kullanımı meşakkatli, kağıt faturaya göre dezavantajlı gibi algılanabiliyor. Bazen de sadece yüksek ciroları yapan firmalar bu hakkı elde ediyormuş gibi yanlış bir algıda oluşmakta. Cirosu ne olursa olsun isteyen her firma e-faturaya geçebiliyor. Eğer ilk defa şirket kurulumu yapıyor ve sık fatura kesimi yapacak iseniz kesinlikle e- fatura kullanımına geçmenizi tavsiye ederim. Online olarak bu işlemi yapabilmenizden dolayı internet bağlantısı olan her yerden fatura işlemlerini yönetebilirsiniz.

E-Fatura mı? E-Arşiv mi?

Yapılan elektronik belge işleminin kimliğini belirtmek için e- fatura ismi veriliyor. E- fatura kesebilmek için kontöre ihtiyacınız var. Siz kontör alırken e- fatura ve e-arşiv olarak bir ayrım göremezsiniz.  Her bir fatura kestiğiniz işlem için bir kontör düşer. Yapılan işlemin adının e- fatura mı yoksa e- arşiv mi olacağı faturayı kestiğiniz kişinin vergi mükellefi olup olmamasına göre değişir. Eğer fatura bir firma adına düzenlenecek ise E-fatura, ticari bir işletme olmayan ve son kullanıcı olan kişiye düzenlenecek ise E-arşiv olarak sistem tarafından fatura oluşturulur.

Nereden ve Nasıl Alınır?

 E-faturayı entegratör firmalardan alabileceğiniz gibi online ön muhasebe programı satan firmalar da e-fatura kontör satışı yapmakta. Bir kontör kesilen bir faturaya denk gelir. Fiyatlandırma 50, 100, 500 vb. adet kontör için farklılıklar gösterebiliyor. Burada kontör başına düşen maliyetiniz karar vereceğiniz seçeneğe göre 0,15 kuruş ile 0,40 kuruşa kadar değişen skalada olacaktır.. İyi araştırıma yapıp en doğru firmalardan kontörünüzü alın. Bazı kontör satan firmalarda şöyle bir farklılık olabiliyor. Sizin kestiğiniz her bir faturaya karşılık bir kontör eksildiği gibi size kesilen her bir fatura içinde kontör eksileceğini söyleyenler olacaktır. Fakat bu bütün kontör sağlayıcılar için geçerli değil.

Mali Mühür

  E-faturaların üretilebilmesi için öncelikle mali mühür almanız gerekecek. Mali mühür e-faturaların numaralandırılarak kayıt altına alınmasını sağlar. Mali mühür için kamu sertifikasyon merkezine başvurmanız gerekiyor. Başvurunuzdan birkaç gün sonra mali mührünüz Usb bellek olarak adresinize postalanır. Mali mühür size geldikten sonra Kamu sertifikasyon merkezi (kmsm ) tarafından verilen telefon desteği ile bilgisayarınızda kurulum yapılır. Fiyatlandırma en az üç yıllık olarak yapılıyor. Daha detaylı bilgi ve fiyat için  https://kamusm.bilgem.tubitak.gov.tr/  web sitesini inceleyebilirsiniz.

Elektronik faturanın avantajları oldukça fazla. E-ticaret firması olarak ilk defa bir işletme kuracak olanlar e- fatura ile başlamanın çok avantajı olacaktır. Şirketiniz e-ticaret firması ise zorunlu hale gelmesini beklemeden e-faturaya geçmenizi tavsiye ederim. Böylece fazla yükten kurtulacak, zaman ve işgücü kazanımınız olacaktır.

İkinci El Otomobil Alımı İçin Klavuz Bilgiler

 İkinci el otomobil alımında marka ve model seçimi kişinin bütçesine ayrıca beğenisine göre değişmektedir. Teknik bilgiye sahip olmayanlar genelde önce aracın markasına sonra dizayn ve kullanışlılığına göre tercihlerini yapmaktalar. Bakım harici ekstra masraf çıkartmasın, az yaksın, performansı güçlü, yedek parçası ucuz ve bulunabilir olsun gibi istekler beklentiler arasındadır. Günümüz şartlarında bizim memlekette araba sahibi olmak oldukça maliyet yükü getiriyor. Aracın kontağını çevirmeden ödenen sigorta ve vergiler ciddi oranlarda maliyet oluşturmakta. Kullandıkça yakıt ve bakım masrafları da oluşuyor.

Otomobil yaşı ve geçmiş deneyimi

 Yaşı fazla olmayan ve garanti süreci devam eden ikinci el araçlar da çok fazla sürprizle karşılaşmazsınız.  Aracın bakımları yetkili serviste yapılmış ise bu kayıtları servislerden temin edebilirsiniz. Çok az ihtimal bazı kişiler haklı olarak yetkili servis fiyatı pahalı olduğundan garanti kapsamını önemsemeyip bakımlarını özel serviste yaptırabiliyorlar. Kayıt dışına çıkılmış olması araçta bir problem olduğu anlamına gelmiyor. Bununla beraber kaskoyu bozdurmamak için ufak hasarları sanayide yapılan araçlarında geçmişine ait bilgileri araç sahibinden almanız gerekir. Tramer sorgusu bu aşamada işe yaramaz.  İyi araştırma ve kontrol yapmanız yeterli olacaktır. Bütçeniz yaşı genç olan araçlara yetmiyor ise haylice yol yapmış, yaşlı olan arabalar size daha cazip gelmeye başlayacaktır.

Otomobilin km yüksekliği önemli mi?

  İçten yanmalı motorlara sahip bir ikinci el otomobil (benzinli, dizel) bakımı yapıldığı sürece 500. 000 km’leri rahat bulması gerekiyor. Nadiren markaların bazı modellerinde üretim kaynaklı hatalar görülebiliyor. Bu da çok erken km’ler de motor ömrünün bitmesine ya da performans düşüklüğü yaşanmasına sebebiyet veriyor.  Bu tip vakalara şahit olsam da özellikle motor ile ilgili bir problem oluşmuş ise, ülkemizde yakıt kalitesine bahane bulunabiliyor. Bu istisnalar hariç tutulduğunda, özellikle son yirmi yılda üretilmiş araçların bakımları zamanında ve tam yapılmış, kötü yakıt kullanılmamış ise motor yaklaşık 500.000 km’leri rahatça görecektir.

Motor hacmi yüksek olması fazla yakıt tüketmesi anlamına gelir mi?

 Aracın aerodinamik yapısından tutunda lastik havasına kadar yakıt tüketimine etki eden birçok faktör bulunuyor. Aracın nasıl kullanıldığı da ayrıca önemli bir etken. Genellikle en iyi yakıt tüketim oranları 2000 ile 2500 devir arasında gerçekleşir. Aracın teknik özelliklerinde bu bilgi üretici firmalar tarafından paylaşılır. Bu devirlerin üzerine çıkmadan tatmin edici bir hızda gidebilmek yüksek hacimli motorlarda daha mümkün olabiliyor. Sorulması gereken soru son viteste aracınız bu devirlerde ne kadar hız yapabiliyor? Bu devirlerde elde edeceğiniz hız, motor hacmi küçük ve büyük olan motorlarda farklıdır. Örneğin şehirlerarası yolculukta ben 120 km’nin altına düşmek istemiyorum. Ve bu hızı 2.0 hacimli bir motorda 2500-2700 devirlerde yakalama şansım var. Fakat motor hacmi çok küçük olan araçlarda bu hıza ulaşmak için 3000 devirin üstüne çıkmanız gerekecektir. Dolayısı ile yakıt tüketimi ortalama değerin daha üstüne çıkacaktır. Motor devrine göre yakıt tüketim oranları motor hacmine göre değişmekle beraber benzinli ya da dizel olmasına göre de değişkenlik gösterecektir.

 Elbette dikkat edilecek birçok husus var ve burada hepsine değinmek zor. Yine de bu yazıda bahsedilenler okuyucuya faydalı olacaktır.

Stoksuz E-Ticaret Deneyimine Dair Notlar (Dropshipping)

İlk defa e- ticarete adım atmak isteyen, sermayesi çok az olan kişilerin aklına takılıp araştırdığı bir konudur dropshipping. Stok tutmadan satış yapmanın adıdır aynı zamanda. Bu yazıda bütün detaylar yer almasa da genel olarak bir fikir sahibi olacaksınız. E-ticarete ilk başladığım zamanlar çok kısıtlı bütçe ile işleri yürütmek zorundaydım. Şirket kurulumu ve mal alımından sonra web sitesi hazırlamaya sıra gelmişti. E-ticaret web sitesi için hazır paket satın aldım. Ürünleri listeleme, ödeme sistemleri, kargo entegre etme, tasarım derken yaklaşık bir buçuk ayda web sitesini satışa hazır hale getirdim. Ayrıca ürünlerimi N11, Amazon, Trendyol gibi online pazaryerlerinde de satıyordum. Satışların beklediğim düzeyde olmaması ve zamanın ilerlemesi ile farklı alternatif arayışlarına girdim. Xml bayiliği veren firmalar ile iletişime geçtim.

Xml ile her şey otomasyona mı bağlanıyor?

Bazı toptancı firmalar, xml altyapısı ile ürünlerini diğer firmaların sanal mağazalarına aktarırlar. Ürünler Fotoğrafları çekilmiş, tanımları yapılmış, varyantları hazırlanmış bir şekilde kendi mağazanızda listelenebiliyor. Bunun için mağazanızın xml entegrasyon özelliği olması gerekiyor. Eğer web sitesini kendiniz yapmıyorsanız, hazır paket satanlarda bu özellik için artı fiyatlandırma yaparlar. Online pazaryerlerindeki mağazalarda da xml linkini kullanarak ürünleri toplu bir şekilde listeleyebilirsiniz. Kurulum çok basit olmasına karşılık, ilk defa bu işler ile ilgileniyorsanız zorlanabilirsiniz. Firmanın tercihine göre müşteriye Xml linki vererek ya da Ip adresine tanımlama yapılarak bu işlem gerçekleştiriliyor. Bu hizmeti ücretsiz verenler olduğu gibi 2019 yılında 300 tl ile 1500 tl arasında senelik ücret isteyenler de vardı. Firmalar ile iletişime geçip kafanızdaki her detayı mutlaka sorun. Eğer yeterli cevap alamıyorsanız, o firma ile çalışırken de benzer problemleri yaşayacağınız unutmayın. Anlaşma yaptıktan sonra uygulamaya geçtiğinizde ne olacak?

 Sistem Nasıl İşliyor?

Sipariş geldiğinde, tedarikçi firmaya gönderilecek ürün bilgisini müşteri bilgileri ile beraber  siz iletirsiniz. Tedarikçi firma sizin adınıza anlaşmalı olduğunuz kargo firmasına ürünü teslim eder. Satışı online pazaryerlerinden yaptı iseniz kampanya kodu ya da barkodunu göndermeniz yeterli olur. Burada önemli bir nokta fatura gönderimi. E-faturaya sahipseniz mail yoluyla tedarikçinize ayrıca müşteriye de direkt siz gönderebilirsiniz. Değil ise burada zaman ve maliyet açısından size ayrıca sorunlar çıkartacaktır.

Şirket kurmadan ve fatura kesmeden komisyon bazlı bu işleri yapmanın çeşitli yolları olsa da ben hiç kimseye tavsiye etmiyorum.

Peki bu işin getirisi ve handikapları nedir?

Bilmediğiniz bir sektörde çok fazla ürün listeleme yapabilir ve hangi ürünlerin görüntülenmesinin çok olduğunu analiz edebilirsiniz. Rekabet durumu hakkında fikir sahibi olursunuz. Karar vermeniz gereken bunun için ne kadar bedel ödeyeceğiniz?   Ciro yapmanıza olanak verir. Belirli oranlarda kazanç vaat edilse de ürün başına 1-2 tl den fazla kar elde etmeniz zor. Bu aşamada sürümden kazanırım düşüncesi hemen kaplayıverir. Sizden daha alt fiyat verenlerin olabileceğini de düşüncenize eklemenizi öneririm. Sen yapamamışsındır diyorsanız evet zaten ben yapamadım ve deneyimlerimi anlatıyorum. İnanıyorum ki bu işten tonlarca para kazanılabileceğini söyleyen seçilmiş kişiler mutlaka karşınıza çıkacaktır. Tedarikçi firma bu hizmeti sizin dışınızda birçok kişiye verdiği gibi kendisi de online satış yapıyor olma ihtimali çok yüksektir.

 Online mağazanızda listelediğiniz ürünleri adetleri xml altyapısı kullanıyorsanız otomatik olarak güncellenmelidir. Yani tedarikçi firma ürün adetlerinde değişiklik yaptığında sizin stoklarınızda aynı şekilde güncellenecektir. Satış yaptıktan sonra sistemde stok gözükmesine rağmen gerçekte ürün olmayabilir ve siparişi iptal etmek durumunda kalabilirsiniz. Ürün paketlemesini görmediğinizden kötü geri dönüşler alabilirsiniz.  Bunlar size kötü yorum ve eksi puan olarak geri döner, var ise markanız leke alır.

Benim kanaatime göre stoksuz e-ticaret yaparak tatmin edici paralar kazanmak çok zor. Fakat böyle bir deneyimden çok şey öğrenirsiniz.